Ekolojik Yaşam Terimleri

Pandemi teriminin hayatımıza girmesiyle birlikte gittikçe popülerleşen kavramlardan bahsedeceğim bugün. Evlere kapandığımız bir yılı geride bırakırken yavaş yavaş evlerde neler yapabileceğimizi ve doğayı anlamaya çalıştığımız, ürettiğimiz süreçlerden geçtik. Bunlardan son bir sene içinde en yaygın kavramlar; ekolojik yaşam, sadeleşmek, minimalizm, sıfır atık gibi kavramlar oldu.

Bu kavramlar nelerdir? Hayatımıza nasıl bir anda dahil oldular? Hangi terimlerin anlamlarını tam olarak biliyoruz?

Organik Tarım Gerçekten mi Organik mi? https://kadiminsan.com/guncel/bilim/organik-tarim-gercekten-organik-mi/ yazısına şu linkten ulaşarak kısaca tarımın gelişimini okuyabilirsiniz. Bende bu yazının devamını olan Yeşil devrimden bahsedeceğim.

Yeşil Devrim; 1940’lı yıllarda hayatımıza giren doğal hayat/doğal yaşam kavramlarının ilkidir. Çok fazla sayıda kullanılan böcek ilaçları(DDT) lerin toprağa ve topraktan çıkan ürünlere olan zararlarını keşfedildiği zaman, üreticileri ilaçlamasız olarak üretime teşvik eden kavram olarak hayatımıza dahil olmuştur.

Yeşil Devrim kapsamında günümüzde özellikle Avrupa Ülkelerinde organik tarımın teşvik edilmesi amacı kamu kurum ve kuruluşları açılmış, her ülke önümüzde ki 2000’li yıllardan başlayarak önümüzde ki 50 sene içerisinde tarım alanlarında sürdürülebilir tarım kavram için planlar, arge ve tasarımlar yapmıştır. Sürdürülebilir Tarım, Yeşil Devrim hareketinin devamı niteliğinde, değerlendirilmeyen tarım alanlarının tekrar değerlendirilmesi, atıkların en aza indirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi açısında devam hareketi olarak hayatımıza katılan diğer kavramlardan biridir.

Tüketim kültüründe yaşıyoruz.

İlk olarak liberalizim(özgürlük) akımıyla çıkan ve ihtiyaçtan devam hareketi olarak kapitalist sistemin içerisinde şekillenen bu akımla Modern çağda her şey tüketilebilir hale gelmiştir. Bu kavramı yemek için değil, etrafımızda var olan her şeyi tükettiğimiz, hızlıca geri dönüşümü olmaksızın harcadığımız şeklinde düşünün. Özellikle Sanayileşen dünyada, ucuz maliyetle üretilen ve şirketlerin kar marjını yükselten polyetilenden başlayarak hızlıca hayatımıza giren ve doğayı geri dönüşü olmayan şekilde zararlar veren, fakat arz/talep içerisinde ”herkes için erişilebilir” kavramı içerisinde ucuz maliyetle üretilen, ihtiyacımız olmayan ürünleri alışmaya başladık. Bunun içerisine dahil olan reklam/pazarlama teknikleri dahil. (Bu konu daha uzun ve ayrıntılı bir konu içerisinde anlatılacaktır.)

Sürdürülebilir Bir Yaşam İçin

Baktık dünyayı geri dönüşü olmayan bir şekilde tüketiyoruz, bilim insanları da buna dur demek için belli akımlar başlatmak için hareketler başlatmıştır. Ve böylece hayatımıza belli başlı kavramlar girmeye başladı.

Karbon ayak izi;

Birincil ayak izi evsel enerji tüketimi ve ulaşım (sözgelimi araba ve uçak) dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

İkincil ayak izi kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

Sürdürülebilir bir yaşam tarzı;  yeme, ulaşım, sosyalleşme, enerji kullanımı, atık imhası ve daha birçok konuyu içerisinde barındırır. Basitçe söylemek gerekirse; sürdürülebilir olmak gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden günümüzün ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bu, yapılan her şeyin en az etkiye, en az israfa sahip olduğu anlamına gelir. Sürdürülebilir yaşam yalnızca felsefi düşünme ile gerçekleşmez. Harekete geçmeyi ve aksiyon almayı da barındırır. Çünkü bugün tek bir bireyin çabası tüm sorunları çözemeyecek olsa da bireylerin birbirlerini etkileyerek sürdürülebilir yaşama geçmeleri kolektif ruhu besleyerek gerçek çözümleri doğuracaktır.

Ekolojik yaşam stili bireyin doğal yaşam ve kendi çevresi ile uyum içinde, saygılı bir yaşam sürdürmesini hedeflemektedir. Doğal kaynakların sınırlılığı, ekolojik dengenin önemi gibi temalara vurgu yapan ekolojik yaşam, israftan kaçınmayı ve mümkün olduğunca tüketimi azaltmayı amaçlar.

Pandemi de eve kapandığımız süreç içerisinde doğala ne kadar uzak kaldığımız fark ettik. 2020 yılı içinde bu kavramlar çok fazla hayatımıza girmeye başladı. Bunlar; ekolojik yaşam, sadeleşme, sürdürülebilir yaşam, organik tarım ifadeleri hayatımıza girmiş bulundu.

Sadeleşme

Bütün bu kavramlar içerisinde en önemli kavramlardan bir tanesi de sadeleşme akımı oldu. Kullandığımız ürünlerin geri dönüşsüz olarak doğaya olan zararlarını ve içerisinde ki kimyasalların zararlarından dolayı bizler de kullandığımız markaların arkasında ki üretim süreçlerini keşfetmeye başladık. Bu keşif sürecinde, evde geçirdiğimiz zamandan dolayı aslında ihtiyacımız olmayan ne kadar ürünlerle doldurduğumuzu fark ettik. Ve bu süreç içerisinde sadeleşmeye başladık.

Eğer sizlerde sadeleşmeyi düşünüyorsanız, küçük adımlarla başlayabilirsiniz. İlk adım çıkarttığınız plastik atıklarınızı keşfetmekle atabilirsiniz.

Özge Durhan

Ege üniversitesi zooloji ağırlıklı biyoloji mezunudur. Üniversite döneminde; bitki fizyolojisi, biyoçeşitlilik laboratuvarı ve fitokimya laboratuvarında staj yapmıştır. Laboratuvarlarda yaptığı stajlardan sonra bitkilere ve aromaterapiye olan ilgisini fark ederek; Düzce üniversitesinde yüksek kimyada bulunan Sevil Gülsoy-Düzgünle çalışmalara başlamış; tıbbi bitkiler bahçesinde iki sene çalışmıştır. Çalışmalarının ardından Hindu University of America'dan Ayurveda eğitimi almıştır.

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.