Evrim Nedir?

Evrim Nedir?

 

Yaşam nasıl başlamıştır? Eğer bir patlamayla meydana geldiyse Dünya; gaz ve toz bulutlarından ibaretse nereden geldi tüm bu canlılar? Bu çeşitlilik nasıl oluştu? Çok uzun yıllardan beri insanlığın kafasını kurcalayan, günümüz toplumuna kadar gelen tüm bu sorulara cevabını bulmak amacıyla arayışa çıkmış olan ‘Charles Darwin’ ilk olarak; evrim, adaptasyon, endemik tür gibi kavramları ‘Türlerin Kökeni’ isimli çıkarttığı kitabında bilime kazandırmıştır. İlerleyen yıllarda teknolojinin gelişimi ve bilimin sistematik olarak çalışmasıyla bu teori günümüz toplumunda yerini almıştır.

Eğer evrimi anlamak istiyorsak; anahtar kelimeleri öğrenerek başlayabiliriz.

Tür; kendi aralarında çiftleşebilen, çiftleştiğinde verimli döller veren bireylerdir. ( Ev kedisi’’Felix domesticus’’ bir türdür. Kedi ise ‘’Felix’’ cinstir.)

Popülasyon; aynı yada farklı türlerin bir araya gelerek oluşturduğu topluluktur.(Örneğin; İzmir’de yaşayan insanlar, yada Karadeniz’de yaşayan hamsiler…)

Adaptasyon; Türlerin yada bireylerin çevre koşullarının değişmesine bağlı olarak uyum sağlamak, yaşamını devam ettirmek amacıyla geliştirdiği özelliklerdir. (Örneğin; Himalaya tavşanlarının karda yaşadıkları için kürklerinin beyaz renk olmasına rağmen karla temasa geçen vücut kısımlarının ısıyı tutmak amacıyla belli yerlerinde siyah renk olmasıdır.)

Bu kavramları anladığımıza göre evrimi tek cümleyle tanımlamak istersek şöyle diyebiliriz; Türlerin değişen çevre koşullarına bağlı olarak yüzyıllar içerisinde adaptasyon geçirerek günümüz şartlarına gelmesidir.

Peki yaşam nasıl oluştu?

Büyük patlamadan sonra Dünya sadece gaz ve toz bulutlarından oluşuyordu. Bu oluşum sırasında atomların bazıları yapılarını değiştirerek ilk olarak RNA (ribozomal nükleik asit) yapısı ve bu baz (RNA’nın temel yapıtaşı) dizilerinin kodlanmasında meydana gelen Urasil yerine Timin yerleştirilmesiyle DNA oluşmuştur.

Dünyada hala bu yapıları bozabilecek tehlikeli zehirli gazlar olduğunu varsayarsak; kendini korumak için DNA kendine bir çeper (esnek duvar) yapısı oluşturarak kendini korumaya almış böylece canlılığın yapıtaşı olan RNA ve DNA oluşmuştur. İlerleyen süreçlerde günümüz bilimsel sınıflandırmasına ismi basit yapılı canlılar olarak geçecek bakteriler oluşmuştur. Tüm bu sürece kadar Oksijenin varlığından bahsetmediğimizi ele alacak olursak; bu bakterilerin hızlı bir şekilde çoğalması onların besin savaşına girmesine sebep olmuştur. İçlerinden zeki bir tanesi besin savaşından kurtulmak ve kendine avantaj sağlamak amacıyla havada serbest dolaşan Azotu vücut içerisine almış, onu besin olarak kullanarak Dünyaya Oksijen gazını kazandırmıştır. Ve böylece günümüzde değerini bilmediğimiz ve fütursuzca kirlettiğimiz Oksijen tüm bu zorluklardan geçerek hayatlarımızın temel yapıtaşı olarak evrimde yerini almıştır.

Bakterilerle birlikte başlayan yaşam günümüz ‘Homo sapiens sapien’ yani insan olarak evrimsel basamakta yerini almıştır. Hala bakterilerin suda nasıl evrimleştiği ve sudan karaya geçişte nasıl bir süreç izlendiğine dair evrim çalışmalarında bulunan arkeolojinin pozitif bilimlerle eş zamanlı olarak çalışmaları sonucu açıklanmaya devam etmektir. Buradan da evrimin bir teori olmasının sebebini şuna benzetebiliriz; Darwin tekerleği icat etti ve günümüze kadar tekerleğe parçalar eklenerek bir araba oluşturuldu ve günümüzde nasıl hep teknolojik bir aletin üst modeli çıkıyorsa, evrimde de mutlaka ona eklenecek ve değiştirilebilecek parçalar eklenerek geliştirilmeye devam ediyor.

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.