Kokuların Hayatımızda ki Gücü

Söz konusu beş duyu organımız olduğu zaman; hayatımız boyunca (herhangi bir engelimiz yok ise) çalışmaya devam edecektir. Ama bu bilim insanlarının merak konusu olmasına engel olmamıştır. Bu sebeple; koku duyumuzda en çok araştırılan konulardan biri olmuştur. Kısaca bir anatomik ve fizyolojik bakış açısıyla koku duyumuza bakarsak aslında keşfedilecek pek çok bağlantı olduğunu görürüz.

 

 

Kokunun anatomisi

Koku duyumuz olfaktör reseptörler ismi verilen kendine özgü sinir ağları ve uyarıları bulunmaktadır. Bilim insanları bunu keşfettiği zaman en çok merak uyandıran konu da muhtemelen bu olmuştur. Olfaktör reseptörler; beynimizde hafıza loblarından ayrı olduğunu belirtmek isterim. Böylece; aslında kokular duygularla direk olarak bağlıdır. Bunun en basit örneğini vermek gerekirse; ‘’yanık’’ kokusu aldığımız zaman üzerinde düşünmeden, beynimize ‘’yangın’’ olduğuna dair sinyaller göndererek bizi hızlıca harekete geçirir.

Kokunun bize hatırlattıkları

Yangın sinyalleri acil durum için harekete geçiriyorsa şunu söyleyebiliriz; koku bize ‘’uyaranlar’’ gönderir. Genelde ‘’acil durum’’ olanları hızlı şekilde tanırız. Diğerleri ise ‘’çağrışım’’ veya ‘’duygular’’ uyandırma üzerinedir. Bu durumu da şöyle örnekleyebiliriz; hanımeli çiçeği bizde hoş bir duygu uyandırıyorsa; belki de çocukluğumuzun evinin bahçesi bunlarla doludur. O zamanlar kokunun ait olduğu çiçeğin hanımeli olduğunu bilmiyorsak, ileri ki yaşlarda yalnızca o duyguyu uyandırarak bize hoş çağrışımlar yapar. Bunun en yaygın örneklerinden biride; parfüm kokusudur. Çok sevdiğimiz/değer verdiğimiz kişinin her zaman sıktığı bir parfüm olsun. Sokakta yürürken yanımızdan geçen yabancı da bu parfümü sıktıysa, o an kokuyu algılar ve deriz ki; ‘’Aaa bu x kişisinin parfümü’’ veya ‘’Aaa x kişisini hatırladım nedensizce…’’ Kokunun uyandırdığı duygular çok farklı ve beynimizde ki koku haritaları kişiye özeldir. Bunun dışında insanın çok yaygın bulunan bir huyu da; ‘’alışmaktadır’’ Yani sürekli o kokuya maruz kaldığımızda artık onu duymayız. Aslında parfümlerinde notalardan oluşmasının temel sebeplerinden biri budur.

Kokuya alışmak

Örnek olarak şöyle bir şema çizelim; her gün işe gittiğiniz yolu düşünün. Bu yolda ne kadar şey hatırlıyorsunuz? Özellikle aklına kazınan bir iki figür olsa da bütün yolu detaylarıyla hatırlamazsanız. Burada beyin devreye girer ve basit yoluyla şunu söyler; başka şeyleri hatırlamak için bunların bazı detaylarını siliyorum. Fakat yeni bir ortama girdiğimizde ise; beyin tamamen açık ve orada ki farklı olan şeylere dikkat eder. Yeni ortamda ise beyin şunu söyler; burası yeni, bakalım hatırlamam gereken neler var? Koku duyusu içinde aynı düşünebiliriz. Kolonya kokusu; sıkıldıktan sonra beş dakika içinde algılamayız. (Tabi bu durumun içerisinde her ne kadar kokuların molekül ağırlığı ve havada kalma süresi olsa da bunlar yokmuş gibi sayalım.) Parfümde ise notalardan kaynaklı olarak şöyle oluşur; ilk beş dakika tepe notalar vardır. Burnumuz buna alıştıktan sonra kalp notaları ortaya çıkar. Ve parfümün kokusunu başka nüans da fark ederiz. Yaklaşık olarak yarım saatle, üç saat arasında parfümün kalitesine bağlı olarak kalıcılık etkisi değişen kalp notası en sonunda kendini tepe notalarına bırakır. Bu da aslında parfümün temelidir. Tepe notası kalıcılık açısından başka temeli oluşturduğu için, kokuya alışmadan ayrı olarak alalım burayı.

Ve böylece gün içerisinde algıladığımız veya algıladığımız bütün kokuları yolu olfaktör reseptörlerin uyarısından geçerek zihnimizde duygusal ve koku haritaları oluşturarak bizler için farklı ‘’uyaranlar’’ oluşturur. Bu sebeple de ders çalışma veya hatırlama için genellikle ‘’koku pratikleri’’ verilmektedir.

Özge Durhan

Ege üniversitesi zooloji ağırlıklı biyoloji mezunudur. Üniversite döneminde; bitki fizyolojisi, biyoçeşitlilik laboratuvarı ve fitokimya laboratuvarında staj yapmıştır. Laboratuvarlarda yaptığı stajlardan sonra bitkilere ve aromaterapiye olan ilgisini fark ederek; Düzce üniversitesinde yüksek kimyada bulunan Sevil Gülsoy-Düzgünle çalışmalara başlamış; tıbbi bitkiler bahçesinde iki sene çalışmıştır. Çalışmalarının ardından Hindu University of America'dan Ayurveda eğitimi almıştır.

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.