Kokuların Hayatımızda Yeri

 

 

İlkokuldan beri bizlere öğretilen beş duyu organımız ve onların işlevleri hakkında ne kadar farkındayız? Sizlere beş duyu organımızdan biri olan burun ve onun aracılığıyla yerine getirdiğimiz koku almaktan bahsedeceğim.

 

 

 

Koku konusunun bu kadar dikkat çekici olması ve özellikle bilimsel makalelerde en çok araştırılırken soru işareti yaratan kısmı; beynimizde koku almak için özel bir bölümün bulunması. Basitçe anatomiye değinmek gerekirse bu konuyu şöyle açıklayabiliriz: beynimizin içinde birçok farklı işlevi yerine getiren bölümler vardır. Bunlardan bir tanesi hafıza merkezi olarak adlandırılan ‘’hipokampus’’tur. Yaşantınıza ve önemliliklerine göre, öğrendiğiniz bilgileri kısa süreli hafıza merkezi (short term memory) ve uzun süreli hafıza( long term memory) olmak üzere iki farklı merkezde depolanır. Adından anlayacağımız üzere kısa süreli hafıza merkezinde uzun dönemde hatırlamaya ihtiyaç duymadığımız bilgiler saklanır. Örnek vermek gerekirse 24 saatlik günü tamamladığınız da eğer sıradan bir gün geçirdiyseniz beyin bunu hafızada saklamak yerine kısa süreli hafıza tutar ve gereksiz olduğunu anladığı zaman kaldırır. Bu yüzden yaşadığınız yıllarda her günü hatırlamazsınız. Uzun süreli hafıza da ise kısa süreli hafıza merkezinde tutulup kullanılmaya devam edildiğini fark ettiği bilgileri, öğrendiğiniz şeyleri burada saklar. En basit örneği ailenizden birinizin ismini unutmazsınız çünkü beyin bunun gerekli olduğunu bilir.

Kokular beynin hangi kısmında saklanıyor?

İşte merak uyandıran kısım burada başlıyor. Beynimizde kokuların özel olarak saklandığı bölge olan ‘’olfaktör merkezi’’ var. Bu merkez, anılarla bağlantılı olarak kokuları saklıyor. Mekanizmayı anlatmak biraz karışık olacağı için örnek üzerinden anlatmak istiyorum. Sevdiğiniz birinin değiştirmeden kullandığı parfüm var. Ve siz bu sevdiğiniz kişiyle artık görüşmüyorsunuz. Ama sokakta yürürken bir anda onun parfümünün kokusunu algıladığınız zaman, içinizi ona ait ‘’duygular’’ kapladığı için duraklıyorsunuz. Belki kokunun kime ait olduğunu hatırlamayabilirsiniz ama ‘’duygular’’ı hatırlarsınız. Çocukluğunuza ait bir çiçek kokusu veya yemek kokusu varsa, onu algıladığımız zaman bu güzel duygular tekrar hafızamızda belirir. Kokular, hafıza merkezinde yer alan ‘’olfaktör merkez’’le birlikte çalıştığı için, her zaman ‘’o an’’ ı hatırlayabilirsiniz fakat kendine ait hafızası olduğu için ‘’duygu’’yu hatırlarsınız.

Kokuların Frekansları

Daha önceki yazılarda, uçucu yağlar ve bitkilerin öz/ruh olduğundan bahsetmiştim. Bu sebepledir ki aromaterapi her kokunun kendine ait bir frekansı olduğu kabul edilir. İçlerinde en yüksek frekansa sahip olanın gül (Damascena rose) olduğu idda edilir. Kokuların frekansları üzerine yapılan ‘’Odor frequency and odor annoyance. Part I: assessment of frequency, intensity and hedonic tone of environmental odors in the field’’ isimli makaleden erişim sağlayabilirsiniz.
Her uçucu yağın kendine ‘’has’’ özellikleri bulunmaktadır. Ve sahip oldukları bu frekanslardan faydalanarak gündelik kullanımlar sağlayabilirsiniz. Örneğin biberiye genelde hafıza için en sık tavsiye edilen kokulardır. Keskin, acı kokuya sahip olan biberiyeyi, Salvia rosmarinus’u, çalıştığınız sırada yanınızda tutarak bir sonraki çalışma döngüsüne veya hatırlamanız gereken kısma geldiğiniz tekrar biberiye kullanarak hatırlamada yardımcı olması için kullanabilirsiniz.

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.