Geleceğin Meslekleri: Masal Anlatıcılığı (Hikaye Anlatıcılığı) Neden Popüler?

Son dönem herkesin yaygınca ifade ettiği bir söylem söz konusu. Neden masal anlatıcıları çoğaldı? Bu bir popülarite ya da tüketim çılgınlığının eseri mi yoksa ciddi bir meslek alanı mı…Bunun cevabını bulmak için aslında küresel anlamda bakmak ve fütürizmden destek almak gerekiyor. Bu yazı dahilinde masalların gücünden ziyade, içinde bulunduğumuz çağda masal/hikaye anlatıcılığının yerini tartışmak temel amacım. 

Çok ciddi bir insanlık değişiminin eşiğindeyiz. Bir yandan küreselleşen bir Dünya var, internet sayesinde küresel bir kültür oluşuyor. Öte yandan hızla yükselen teknoloji ve onla eş değer bir yükselişte olan yapay zeka var. Bir başka yandan teknoloji ve tıbbın gelişimine bağlı olarak aşırı kalabalıklaşan bir insan topluluğu söz konusu. Şehirlere sığmıyoruz… Bütün GDO çalışmaları ve gıda-tarım politikaları yaklaşacak bir aşırı popülasyon kaynaklı kıtlığı nasıl engelleriz diye yapılıyor. Su arıtma projeleri yürütülüyor çünkü içilebilir suyun tükenmesi sıkıntısı var ve öte yandan da korkunç bir çöp yığınıyla başa çıkmalıyız. Çocuklar artık daha farklı uyaranlara maruz kalıyorlar, sosyal medya her alanımızda… Kısacası beğensek de beğenmesek de eski Dünya artık yok.

1872’de yayınlanmış Gravür oyma. Bir masal anlatıcısı

Bu değişimin bir çok etkisinin olması yanı sıra önemli bir küresel etkisi ise yeni bir insan formunun ortaya çıkması. Artık sadece insandan beklenen işini iyi yapması değil; stres ile başa çıkabilmesi, iletişim beceleri sağlaması, sorun çözme yetilerinin artmış olması, eleştirel düşünebilmesi, bilgi/medya okur-yazarlığına sahip olabilmesi, kendiliğinden öğrenme becerisinin olması, yaratıcı olması, ikna kabiliyetine sahip olması vs… Bütün bu becerilere “21. yy becerileri” adı veriliyor sektörde. Artık hem işe alımda hem de buna bağlı olarak öğrencilerden ve insanlardan çok yüksek beklenti söz konusu. Hatırlarsanız çok uzun zaman önce değil daha bir 10 yıl öncesine kadar beklenen beceriler windows office kullanması, 10 parmak klavye kullanabilmesi, internetten anlaması gibi şeylerdi. Şimdi herkesin bu becerilere sahip olduğu varsayılıyor ve daha fazlası bekleniyor…

Hikayeleştirme

Kalabalıklaşan topluluklarda sosyal medyanın da etkisiyle kendi sanal dünyasına çekilen insan ile “iletişim” kurabilme becerisi aranan bir diğer yeni nesil insan becerileri arasında. Yani artık beklenen beceri; kendini dinletebilme… İşte bu anlatıcılığın yükselişte olmasına sebebiyet veren önemli etkenlerden biri. Peki neden kendini dinletebilme önemli?

Çünkü tüm sosyal medya hesapları, özellikle instagram ve twitter en az kelime ile en çok şeyin anlatılmasına yönlendiriyor. Hızlı bir iş dünyası içinde en çok okunan yazılar yarım sayfayı geçmeyen yazılar. Youtube videoları 15-20 dakikayı aştığında izlenme oranları düşmeye başlıyor. Modern insan çok bilgiyi, en hızlı şekilde, hap gibi almak istiyor. Haliyle konuşmak ve bir şey anlatmak-dinlemek gibi uzun bir şey için zaman harcamak istemiyor. Masal anlatıcılığı ve daha genel tabirle Anlatıcılık, hem dikkati toplama hem de hızla akan hayatı bir durdurup soluk alma için harika bir araç. İnsanlar arası iletişim kurma ve kendini dinlettirme için oldukça uygun. Haliyle modern zamanların arayışına cevap veren bir alan. Ayrıca oldukça pratik; tek gereken anlatıcı.

Şunu kabul etmeliyiz ki masal anlatıcılığının modern şekli dedemizin, ninemizin dizinin dibinde oturup dinlediğimiz biçimde değil. Yerel aksan yok, anlatıcının bir çabası söz konusu. Anlatıcının masal üzerine çalışması, zamanı uygun kullanımsı, anlatıcılık için giysileri ayarlaması ve daha nice sahne sanatlarına dahil olabilecek özelliği göz önüne alması gerekiyor. Bütün bunlar masal anlatıcılığının hobinin ötesine geçmiş olduğunu göstermekte.

Neden? Bunun bir çok sebebi var ama en temelde dedemizden, ninemizden, aile veya mahalle büyüklerimizden bir masalı dinleyebilmemizdeki en büyük etken onla kurduğumuz duygusal bağ. Bu bağ bizi anlatılana açık hale getiriyor ve kelimelerine, hayat görüşüne, zaten aşina olduğumuz konuşma biçimine takılmıyoruz. Çünkü soyumuzla bağ kuruyoruz ve zaten bir hayranlık besliyoruz. Bize dair olduğuna dair bir düşüncemiz var. Bu bireysel bir deneyim içeriyor.

Ama modern bir anlatıcı ile karşı karşıya kaldığımızda önceden kurulmuş bir bağımız yok. Bir bağ yani anlatıcı ile onu dinleyen arasında bir köprü kurulma zorunluluğu var ve zaten yükselişte olan storytelling profesyonelleşen bir anlatımı içeriyor. Bu açıdan kadim bir geleneğin, modern bir versiyonunun yeniden doğuşuna şahit oluyoruz. Buradaki deneyim ise toplulukları etkilemeyi amaç ediniyor.  Ki bu bütün anlatıcılık dinamiklerini modern çağın gerekliliklerine getirmek anlamına geliyor.

Anlatım içerisinde bir geleneksel sözlü kültür ürünü veya yöresel/otantik bir giysi olabilse bile, bir ses sistemi, bir sahne, arkada bir sunum, bir müzik veya sesin profesyonel kullanımı, bir giysi tasarımı ya da hiçbiri olmasa bile bu çağın en büyük gerekliliği olan “belirlenmiş bir masal anlatım süresi” devreye giriyor. Bu bile elimizde olan alanın modern bir içerikte evrilmiş olduğunun göstergesi.

Hayalgücü ve İletişim

Harvard Üniversite’sinde “21. Yy becerileri” üzerine araştırmalar yapan Dr. Tony Wagner’a göre 21. Yy becerilerinin 7 özellikten ikisi “Merak ve Hayalgücü” ve “etkili bir iletişim” becerisi. Diğer özellikleri Tony Wagner’ın sitesinden ve konuşmalarından ulaşabilirsiniz. Hayal gücü önemli çünkü artık yapılacak işlerde standartlara uyması yetmiyor kişinin. Kendinden bir şeyler katabilmesi, yaratıcılığını kullanması ve meraklı olarak bir adım ileri taşıması gerekiyor ki bu hayal gücü demek! Ayrıca iş birliği için etkili bir iletişim becerisi gerekiyor. Masal anlatıcılığı 21. yy becerisi olarak nitelendirilen bu nitelikleri de tam olarak karşılıyor. Burada masalların arkaik, insanları birbirine bağlayan ve hayal gücünü genişleterek, fantastik bir dünyaya insanı inandıran büyülü etkisi ön planda oluyor.

Bunun yanı sıra küresel anlamda storytelling salt masal veya hikaye değil, bir bilgiyi hikayeleştirerek sunmanın genel adı olarak da kullanılıyor. Bir biyografi, bir proje, bir tarihsel bilgi anlatılabiliyor. Elbette masal anlatıcılığı da bunun ilk çıkan önemli kaynaklarından biri, özellikle işin içine hayal gücü ve yaratıcılık girecekse.

Bütün bunlar aslında anlatıcılığın neden farkında bile olmasak da Türkiye ve Tüm Dünya’da yükselişte olduğunun göstergesi.

Peki biraz daha derine inersek neden meslek olarak yükselişte?

Geleceğin Meslekleri

Gelişen teknoloji çağında eski meslekler de artık ölmeye ve yerine yeni meslekler almaya başlıyor. Yapay zekanın, makinelerin, teknolojinin bir çok mesleğin yerini alacağı ön görülürken, çoktan yeni meslekler çıktı bile. İnsan populasyonu arttı ve mühendis, doktor, öğretmen sayısı çok fazla. Yani mesleklerini icra edecekleri alan yok! Bu da insanları alternatif mesleklere itiyor ki tüm dünyada böyle. 

Fütüristlerin yaptıkları istatistiklere göre gelecekte hiç kimse tek bir meslekle yetinemeyecek. Herkesin elinde 3-4 yaptığı farklı iş alanı ve farklı meslek tanımı olacak gibi gözüküyor. Alternatif yollar, artık geçim kaynağı ve aynı zamanda kendini ifade etme biçimi oluyor… Şu anda bile çevremize bakarsak herkesin eğitimini aldığı ek meslekler var; mühendis ve yoga eğitmeni, öğretmen ve yaşam koçu, doktor ve masal anlatıcısı, mimar ve çocuklar için felsefe kolaylaştırıcısı gibi… Bir çoğumuzun elinde alternatif meslek sertifikaları dolu. 

Ekonomist Emin Çapa, Dünya ekonomi istatistiklerini incelediğinde teknolojik gelişmeler ve robot teknolojisi sebebiyle ekonomik gelirin bambaşka kaynaklardan akmaya başladığını belirtiyor. Emin Çapa’nın belirttiğine göre 2050 yılına geldiğimizde Almanya’nın milli gelirinin %40’ı hiç bilinmeyen sektörlerden gelecek. Bizim ülkemizde durum biraz belirsiz. 

Bir düşünün bundan 10 yıl önce “Sosyal Medya Uzmanı” diye meslek var mıydı? Bunu söyleselerdi anlamazdık bile… 3D yazıcılar yoktu, koçları sadece basket müsabakalarından bilirdik…  Haliyle neden masal anlatıcılığı popüler sorusunu, şu anda çıkan ve çıkacak tüm alternatif meslekler için sorabiliriz ve ortak bir cevap arayabiliriz. O zamanlar en aksiyon içeren, hepimize zihin esnekliği kazandıran alternatif meslekler, mankenlerin bacaklarını sigortalayan sigorta şirketleriydi. Bilgisayar mühendisi olmanın bile ne demek olduğunu tam bilmediğimiz zamanları hatırlıyorum. Mekatronik mühendisliği çıktığında, hayırdır bu ne acaba diye ilgi duyuldu. Ve şimdi çok daha fazlası var. 3D yazıcısı kullanıcıları, yazılımcılar, kodlamacılar, robotik mühendisleri, topluluk kurucular, council eğitmenleri, permakültür, organik tarım, nanoteknoloji, uzay biyolojisi, sibergüvenlik, moleküler gastronomi, bir yığın spiritüel eğitmen, farklı koçluklar, yepyeni açılan mühendislik bölümleri vs.  Bunlar isimleri olan meslekler bir de ismen tanımlanmamış meslekler var.

World Economic Forum’un (WEF) “Geleceğin Meslekleri” raporuna göre tek başına yapay zeka önümüzdeki 2022 yılına doğru 75 milyon işin yok olmasına sebep olurken, 133 milyon yeni iş alanı yaratacak…

Rapora göre 2025 yılında işlerin %52’sini makineler yapacak yani makineler insandan daha çok iş gücünde yer alacak. Şu anda (2018-2019) sadece %29’unu makineler yapıyor. Bu da işgücü denkleminde insanın rolünün bambaşka bir yerde olacağı anlamına geliyor.

Haliyle içinde bulunduğumuz çağ, alternatif mesleklerin yükselişte olduğu bir çağ ve böyle de olacak. Amerika’da yapılan araştırmalara göre 2017 yılında doğan 100 çocuktan %65’i bugün hiç bilmediğimiz meslekler yapacak. Bu çok yüksek bir oran. Peki ön plana hangi mesleki alanlar çıkıyor?

Yükselişte olan Mesleklerin Özellikleri

Fütürist Ufuk Tarhan’a göre 6 grupta meslekler yükselişte ve onlar zirvede olacak. 1. grup tahmin edeceğiniz üzere yazılım, programlama, yapay zeka, bilgisayar ve teknolojiyi içerne meslek grupları. 2. grup grafik, görsel ve dijital tasarımlar yapanlar. 3D yazıcıları da efektif kullanmak bu alana girebilir. Dijital sanatın ön plana çıktığı bir dönemin de ayak seslerini duyuyoruz. 3. grup seslendirme, müzik, ses alanındaki işler. 4. grup ise yaratıcılık içeren işler olacak; sanatçılar, ressamlar, yazarlar, heykeltraşlar, eğitmenler, insan ruhuna hitap edenler ki bunlar arasında elbette masal anlatıcılığı veya maneviyata yönelik çalışmalar da var. 5. grup “gelecek bilimciler” ve stratejisyenler olacağı ön görülüyor ve altıncı grupta ise teknolojiyle uyumlu olabilmeyi başaran diğer alanlar var. 

Bu noktada kabaca ikiye ayırabiliriz.

Birincisi gelecek teknolojiyi yaratanlar ve ona adapte olanlar ve bir diğer teknolojinin bize sağlayamadığı insan ruhunu doyuma ulaştıran alanlar. Haliyle bizi bir araya toplayan, paylaşmamıza olanak veren ve bizi Dünya’nın koşturmacısından kurtarıp nefes aldıran ve yüksek yaratıcılık gerektiren tüm meslekler elbette yükselişte. 

Ayrıca  sadece ülkemizde değil tüm Dünya’da da yükselişte olduğunu belirtmeliyim. Nedeni ise tüm yazdıklarıma rağmen aslında çok basit; çünkü ihtiyacımız var. Çünkü modern çağın gerekliliklerine tam uyuyor ve insanın modern çağda fiziksel anlamda değil ama manevi anlamda hayatta kalması için ihtiyaç duyduğu becerileri sağlıyor. Çünkü sosyal medya başımızı öne eğip hayatı kaçırmamıza neden olurken tüm anlatıcılık dalları kafamızı kaldırıp birbirimizin gözlerine bakmamıza vesile oluyor. Çünkü hayal gücümüzü kaybettik, normlara ve şablonlara sıkıştırıldık ve masallar o normları-şablonları kırarak hayal gücünü serbest bırakıyor… Bizi kalıpların dışına çıkarıyor, simgelerle dolu manevi bir dünyaya davet ediyor, hızlı akan hayatın yüklerini bir nebze de olsa hafifletiyor. Ve kısa bir süre içinde ihtiyacımız olan şeyi de sunuyor; bağ kurmak, içsel farkındalık, keyifli zaman ve nicesi. Hepsinin yanı sıra anlatıcılık bu topraklara yabancı değil. O yüzden bereketli topraklarda hemencecik ata tohumu gibi filizlenmesi gayet beklenen bir şey.

Bu yüzden ülkemizde de tahmin ediyorum ki popülerliğini yitirmeyecek çünkü tam kaybetmeden geri kazanabildik, yeniden doğurabildik. Lakin aynı Avrupa ve Amerika’da olduğu gibi başlığı genişleyerek geniş anlamda bir anlatıcılık mesleğine evrilecek ve çeşitli dallarda uzmanları olacaktır. 

Bir hikaye anlatıcısı, 15 Aralık 2018, Kenya, Nairobi’deki Yeniden Tasarlanan Hikaye Anlatma Festivali’ndeki kalabalığı dahil ederken. Geçmişin geleceği ile geleceğin teknolojisinin bir arada barınabilmesinin güzel bir örneği

Temel bir İhtiyaç

Masallar ve hikayeler iletişim kopukluğuna bir çözüm öneriyor; bir süreliğine telefonu kenara bırakalım ve sanki ateş başında yeniden toplanmışız gibi sohbet edelim diyorlar… Bu da temel bir ihtiyaçtan doğuyor. Aynı zamanda adalet duygusu aşılıyor ve hayata odaklandırıyor.

Hayal gücünü besliyor ki içinde olduğumuz çağda en çok ihtiyaç hissettiğimiz şey… Fantastik bir alemin varlığını deneyimlemek insanın temel doğasında var. Haliyle masallar hayal gücünü beslerken, özgünlüğü ve yaratıcılığı da destekliyor.

Sadece adalete, güzele inandırmıyor, farklılığın da kabul edildiği rengarenk bir dünya algısına davet ediyor.

Efe Elmas

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.