Antik Sihri Uyandıran Tarif: Kyphi

Kyphi (Kifi) antik Mısır’da tapınaklarda kullanılan en popüler tütsüydü. Kyphi, Yunanca κυ̑φι (kyfi) sözcüğünün Latince okunuşudur.  Antik Mısır’da kelime “kap-t” (kapet) formundadır ve tütsülemek, yakmak, ısıtmak, tutuşturmak anlamlarına gelen “kap” sözcüğünden türemiştir. Sözcüğün kökeni ayrıca Hint-Avrupa dillerinde de aynı anlama gelmektedir. Örneğin Sanskritçe कपि (kapi) “tütsü”, Yunanca καπνός (kapnos) “duman” anlamına sahiptir. Kelime Ön-Hint-Avrupa dil ailesinde kwep “duman çıkarmak” olarak geçer.

Kyphi’nin en eski tarifi M.Ö. 1500 yıllarında bir tapınağın duvarına yazılmış biçimde bulunmuştur. Günümüze kadar temel bazı bileşenler haricinde çok değişime uğramıştır. Tarihte Mısır dışında bulunan diğer tarifler bugün Yunanistan ile Suriye arasındaki bölgede bulunmuştur.

Kyphi antik Mısır’da tapınaklarda Tanrılar için yakılan bir tütsü olmasının dışında hastalıkların tedavisinde de sıkça kullanılan bir tütsüdür. Kyphi yakılan yerde “kötü” adlandırılabilecek bir enerjinin barınamayacağına inanılır. Bu anlamda hem bir arındırıcı hem de koruyucu bir tütsü olma özelliğine sahiptir. İçeriğindeki bitkilerin enerjisel kullanımlarına bakıldığında bunun olağan olduğu görülmektedir. Ruhsal ve psişik güçleri artırdığı ve bu yüzden Kyphi yakılan özel alanda edilen niyetlerin bu gerçeklikte daha kolay meydana geldiğine inanılmaktadır.

Kyphi’nin çağlar boyunca tek bir tarifi olmamıştır. Bu da şu anma gelmektedir; Kyphi’nin kendine has bir kokusu yoktur. Aromalar farklılık gösterse dahi, yakıldığında tatlı bir koku vermesi beklenmelidir.

Kyphi yapmak sabır gerektiren ve kutsal olarak algılanması gereken bir süreçtir. Yapılma aşamasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar vardır. Unutulmamalıdır ki, eskiden tapınaklarda ve belirli dualar eşliğinde yapılan bir karışımdır. Binlerce yıl öncesinden gelen bu tarife sırf bu yüzden dahi saygı duymamak mümkün değildir.

Günümüzde Kyphi’nin tam anlamıyla tek bir tarifi olmadığından ve eski tariflerin çoğunda endemik bitkiler (sadece Dünya’nın belirli bir bölgesinde var olan bitki türleri) olması sebebiyle ancak uygun malzemeler bir araya getirilerek geleneksele en yakın bir tütsü karışımı elde edilebilir.

Kyphi Tarifleri

Kyphi’nin tarihte ilk bahsine yaklaşık olarak 4500 yıl önceki Antik Mısır’da yapılan piramit metinlerinde rastlanır. Bu metinler herhangi bir malzemeden bahsetmezler, sadece Kyphi (Kapet) adı geçmektedir.

Ebers Papirüsü

Kyphi’nin en eski tarifi olan Ebers Papirüsü 3500 yıl önce yazılmıştır.  Bu papirüste hem evi arındırmak hem de havaya ve kıyafetlere hoş bir koku vermesi için bir Kyphi tarifi vermektedir. Bu yüzden tapınaklarda kullanılan tariften biraz farklılık gösterdiği düşünülmektedir. Ebers papirüsünde kuru üzüm bulunmamaktadır ve bu onun birçok tariften ayrılmasına sebep olmuştur. Tarife göre Kyphi malzemeleri bal içinde kaynatılır.

Harris Papirüsü

Harris papirüsü 4. Ramses döneminde yazılmıştır. Bu papirüste 3. Ramses’in tapınaklara yaptığı bağışları kaydetmektedir. Bu bağışlar arasında Edfu tarifindeki Kyphi yapımında kullanılan 6 malzeme de mevcuttur. Bunlar; damla sakızı, çam reçinesi (veya odunu), deve otu, papirüs bitkisi, hazanbel ve tarçındır. Tarifin kuru üzüm şarabı ve bal da içerdiği bilinmekle birlikte, bu malzemelerin yerel kaynaklardan sağlandığı varsayılmaktadır. Yine de Harris papirüsü açık tarif veya hazırlama yöntemi hakkında bilgi vermemektedir.

Manetho

Millattan önce 3. Yüzyılda yaşamış Mısırlı bir tarihçi olan Manetho, “Kyphi Tarifleri Hazırlama” adıyla bazı metinler kaleme almıştır. Bu metinlerin birçoğu yok olmuştur. Ancak Yunanlı filozof Plutarhos, M.Ö. 1. Yüzyılda Mısır ziyareti sırasında bu yazmalardan birine ulaşmış ve tarifin ön hazırlık aşamasını aktarmıştır. Manetho’ya göre, malzemeler aynı zamanda ve öğütülmüş olarak karıştırılmaz. Ancak büyülü metinlerin yüksek sesle okunmasıyla sırayla ve teker teker eklenir. Plutarhos ayrıca bu metinlerin Kyphi’nin vücudu temizlemek için içildiğini ve huzurlu bir uyku getirip canlı rüyalara sebep olduğunu yazdığını da aktarmaktadır.

Edfu Tapınağı

Edfu Tapınağı M.Ö. 1. yüzyılda inşa edilmiştir. İki adet Kyphi tarifi bu tapınağın duvarlarına işlenmiş olarak bulunmuştur. Tarifler birbirinin eş değeri olarak anlatılmış olup farklı malzemeleri ve miktarları anlatmaktadır.

Antik Mısır’da yine önemli bir tapınak olan Philae Tapınağı’nın duvarlarında da aynı içerikli bir tarife ulaşılmıştır. Ancak bu tarifte de malzeme miktarlarında ufak değişiklikler vardır.

Bu tariflerin hazırlıkları, sonraki Yunan versiyonlarına göre daha fazla içeriğe sahiptir ve çok daha karmaşık işlemler aktarılmaktadır. Malzemeler dört farklı gruba ayrılıp farklı süreçlere tabii tutulur. Bu dört grupta farklı zamanlarda bir araya getirilip kutsamalar ve özel kaplarda birleştirilir.

Efesli Rufus

Bergamalı Galen (MS 200 civarı) İskenderiye’de tıp okuduğu için Eski Mısır’ın yok edilen birçok metinlerine erişebilmiştir. Demokrates, Galen’in yazdığını aktardığı ve şu an kayıp olan “Panzehirler Üzerine” adlı eserde Efesli Rufus’un yazdığı bir Kyphi tarifinden bahsedilmektedir.

Efesli Rufus, Kyphi yapmak için daha basit bir tarif kullanmış ve altı malzemeli bir karışımın tarifini vermektedir. Ayrıca malzemeler arasında ikame malzemelerin de ayrıntısını aktarmaktadır. Karışımın tapınağı arındırmanın yanı sıra yılan ısırığına ilaç olarak kullanıldığını da ekler.

Dioscorides

Dioscorides (MÖ 100 civarı) “De Materia Medica” yapıtında Kyphi için bir tarif verir ve bu tarifteki malzemelerin ilk yunanca açıklamalarının olduğu düşünülmektedir. Kyphi’nin öncelikle tapınağı arındırmak için kullanıldığını, ayrıca astım hastalığı için bir içeceğe dönüştürülüp ilaç olarak kullanıldığını belirtir. Kyphi için birçok tarif olduğunu ve bunlardan birini aktardığını da ifade etmektedir.

Bu tarifte egzotik baharatlar yoktur ve Manniche tarafından bu tarifin bir tütsü tarifi yerine öncelikle bir panzehir olduğu ileri sürülmektedir. Egzotik baharatların Kyphi’nin tıbbi kullanımı için gerekli görülmediğini, ancak tütsü olarak hazırlandığında Kyphi’nin aromasını arttırmak için kullanıldığını öne sürer.

Süryani Tarifi

Galen zamanında (MS 200 civarı) isimsiz bir bilim insanı Süryanice (Aramice) bir ilaç kitabı derlemiş ve Kyphi’nin bir versiyonu olduğu düşünülen “Kupar” adlı bir tarifi yeniden gündeme getirmiştir.

Kupar, çok hoş bir aromaya ve karaciğer hastalığına ve öksürüklere ve akciğerleri etkileyen diğer hastalıklara yönelik bir tütsü olarak tanımlanır.

Kutsal Bir Tütsü Olarak Kyphi Kullanımı

İlk Kyphi tarifiyle karşılaştığımda (2008) içeriğindeki kuru üzüm ve şarap gibi malzemelere şüpheyle yaklaşıp bir kenarı kaldırmıştım. Son dönemlerde tekrar karşıma çıktığında üstünde durmam gerektiğine inanıp yoğun bir araştırmaya giriştim. Bu süreçte antik tarifin yapılamayacağına kesinlikle emin olduktan sonra alternatifler düşünmeye başladım. Bunun sebebi, kadim uygarlıkların bu konularda bizden çok daha ileride olduğunu bilmemden kaynaklanmaktadır. Şimdiye kadar uygar insanın boş inanç olarak algıladığı antik bilgilerin yanıldığına rastlamadım. Yakın zamanda Mısırlıların Moringa ağacının tohumları ile su arıttıkları keşfedilmişti ve bu onların bitki biliminde ne kadar ileride olduklarını tekrardan hatırlamak için yeterliydi. Şanslıyız ki Kyphi gibi bir tarifi tapınak duvarlarına yazmışlar ve en az 4500 yıllık bir tarife ulaşmamızı sağladıkları için ayrıca minnettarım. Sonuç olarak Kyphi’nin hem fiziksel hem de büyüsel birçok özelliğini listeledim. Burada hepsini paylaşmayacak olsam da ana hatlarıyla birkaç özelliğinden bahsedeceğim.

İlk olarak Kyphi yakıldığı alanda kesinlikle güçlü bir enerji alanı oluşturmaktadır. Alanın kutsallığından öte, alanı kutsallaştırdığını söylemek daha doğru olur. Özel enerji alanlarında yakılmasının ise etkisini katladığı mantığını yürütmek yanlış olmayacaktır.

Yakıldığında kesinlikle bir stres yok edici ve enerji artırıcı etki gösterdiğini söylemek mümkün. Aromaterapi ile ilgilenenlerin bileceği üzere koku duyumuz aslında çok gelişkindir. Biz fark etmesek bile kokuların hayatımızda önemli etkileri vardır. Kyphi yakıldığında ise gelişkin bir koku duyunuz olmasa bile rahatladığınızı ve daha enerjik bir hale büründüğünüzü deneyimlersiniz.

Kyphi dilekleri gerçekleştiren bir tütsü olarak sıkça kullanılmakta.

Bunun ana sebebi bitkilerin ruhsal etkilerinin bu anlamda güçlü olması. Kyphi tarifinde kullanılan bitkiler ruhsal ve ilahi enerjileri aktive edici bir özelliğe sahip ve kesinlikle kişide odaklanmayı artıran etkileri mevcuttur. Bu yüzden Kyphi yakıldığında edilen niyetler ve dileklerin bu gerçeklikte meydana gelme olasılığı çok yüksektir. Tabii akılda tutmakta fayda var, gerçekleşmesi olasılığına karşı ne dilediğimize her zaman dikkat etmeliyiz.

Bir şifa tütsüsü olarak Kyphi bağışıklık sistemini güçlendirici ve stres azaltıcı özelliğinden dolayı bünyeyi güçlendirmektedir. Ayrıca dumanı havadaki virüs ve bakterilere karşı da etki göstermektedir. Sadece tütsü olarak değil, sıcak suda eritilerek çay olarak da tüketilebilir. Bunun için önce basit bir alerji testi yapmakta fayda vardır.

Eski hekimler üst solunum yolu hastalıklarında, akciğer ve karaciğer rahatsızlıklarında, enfeksiyondan kaynaklı rahatsızlıklarda, sinirsel hastalıklarda tedavi edici özellikleri olduğunu belirtmektedir. Ayrıca içeriğindeki maddeler fizyolojik olarak bağışıklık sistemini artırıcı, kan dolaşımını hızlandırıcı ve cinsel gücü artırıcılardan oluşmaktadır. Bu anlamda bazı cinsel sorunlarda da çay olarak kullanılabilmektedir.

Kyphi güçlü bir alan oluşturucudur. Eğer doğru niyet veya dualarla yakılırsa bu uzun süreli bir korunma alanı yaratmaktadır. Bunu görünmeyen bir enerji kalkanı gibi düşünmek fantastik olmayacaktır.

Kötü enerjilerin hissedildiği, enerjinizin düştüğü, hiçbir şey yapasınızın gelmediği alanlarda veya zamanlarda yakarak Kyphi’nin arındırıcı ve canlandırıcı etkisinden faydalanabilirsiniz.

Özel zamanlarda Kyphi yakıldığında, yaşam enerjisinin (chi, ki, prana) tütsülenen alan ve kişiye kolay akacağı bir geçit oluşturmaktadır.

Özetle antik zamanlarda Kyphi her derde deva kutsal bir tütsü olarak görülmüştür. Antik Mısır’da Kyphi yakma ayrıcalığı sadece Firavuna ve Rahipler sınıfına ait bir eylemdi. Bu bize, onlar için Kyphi’nin çok kutsal olduğunu anlatmaktadır. Antik halklar için bir şey çok kutsalsa, muhakkak şifalı, enerjisel, sihirsel veya adına ne derseniz deyin, ilahi özellikleri vardır. İşin en güzel kısmı ise, onların çok kutsal olarak gördüğü şeyleri, bugün bizlerin de fiziksel olarak rahatlıkla hissetmemizdir.

Mutlu ÖZ

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.