Dört Yol Ağzı ve Üç Yol Kesişimi olarak Kavşak Arketipi ve Sembolü

Dört yol ağzı veya üç yol kesişimi olarak kavşaklar Dünya’nın dört bir yanında her daim kutsal sayılmıştır. Rüyalarda, mitolojilerde, masallarda ve arkaik gündelik inançlarda çokça yerini alır.

Kuzey Amerika halklarında, Mayalarda, Brazilya, Afrika ve çeşitli yerel haklarda kutsal sayılan kavakşaklara adaklar verilegelmiştir. Kutsal bölgeyi belirtmek için totem benzeri direkler dikilmiştir. İrlanda inancında perilerin bolca olduğu yerlerdir ve onlarla iyi geçinmek için oralarda saygılı davranılmaktadır.

Bali’ye gittiğimde de yerel halkın her eşik vakitlerinde kavşaklara tuzla “+” şekli çizerek kötü ruhların gelmesini engellerken, iyi ruhların kutsaması için güzel kokulu çiçekleri veya minik kekler ve adaklar bıraktıklarını gözlemlemiştim.

Çok yaygın olan bütün bu kutsal ritüellerin elbette derin bir simgesel anlamı mevcuttur.

Bir kavşak, temelde iki veya daha fazla yolun kesiştiği yerdir. Buralar yolların “buluştuğu” ve sonrasında “ayrıldığı” yerlerdir. En temelde bu yüzden kavşak, tefekkür dönemini, önemli bir karar eşiğini temsil eder. Hangi yol yüreğin çağırdığı yoldur? Haliyle karar ve onla bağlantılı olarak yaratılışın akışını temsil eder.

Enerjisel anlamda da kavşakların önemi vardır. Enerjilerin kesiştiği noktalardır. Özellikler yeryüzü ve ile atmosfer arasında doğal ley hatlarının kesiştiği enerjinin yükselişe geçtiği yerler olduğu gibi suni anlamda da enerjilerin yönlendirilebildiği ve buluşturulabildiği bir noktadır.

Kader ve Kavşak

Eğer kavşak imgesi yoğun olarak karşınıza çıkıyorsa, düşüncelerin ve fikirlerin buluştuğu, kararların alındığı bir döneme işaret ediyor olabilir. Aynı zamanda eskilerin inancında “kaderi” ve özellikle “kaderin buluşturmasını” temsil ettiğinden dolayı, tüm sezgileri açarak içinde bulunulan dönemin gözlemlenmesi gerektiğine işaret eder. Kavşaklar, Tanrıların, insanları, düşünceleri, fikirleri buluşturduğu ve yeni yaratımların ortaya çıktığı noktayı anlatır.

Bizim tesadüf sandığımız karşılaşmalar yeni bir dostluk, yeni bir ilişki, yeni bir iş projesine dönüşebilir ya da eski bir dostumuzla denk gelmemiz ve onun söylediği bir cümle, bir anda karşımıza çıkan bir kitabı alıp okumamız ya da ani gelen bir fikir de yine bu ilahi “buluşmaları” kapsar. Eskiler tüm bu buluşmaların tesadüf olmadığını, her bir kesişme anın kutsal bir kavşakta buluşma anı olduğunu düşünür. Yani kavşaklar her anlamda bizim tesadüf sandığımız ama aslında “kaderin buluşturduğu” buluşma alanıdır.

Eşik Sembolü Olarak Kavşak

Bunun da temel sebebi kavşakların aslında çeşitli yolların kesiştiği bir “eşik” olarak öte alem ile bu alem arasındaki geçiş noktası olduğu inancına dayanır. Haliyle halk inancında temelde dünyalar arasında bir “eşik” kabul edilebilir. Ruhlarla temasta olunabilecek, Tanrılarla iletişim kurulabilecek, iki farklı gerçeğin kesiştiği yerdir.

Sembolik olarak kavşak, dört yol veya üç yol ağzı olabilir. İkisinin ortak sembolizmi “alemler arası geçiş” ve karar alma zamanını anlatırken, detayda farklı sembolizmleri de vardır.

Hermes’e atfedilen bir Herm Örneği

Antik Yunan’da çok net olarak iki kavşak arasındaki farkı gözlemleyebiliriz. Özellikle Hermes’i temsilen “herm” diye adlandırılan bir direğin dört yol ağzına dikildiğini görürüz. Eski zamanlarda sadece ahşap olan bu dikit, zamanla oymaya ve en nihayetinde tamam dikdörtgen bir dikit, üstte Tanrısal bir büst ve dikit üstünde bir penisin çizilmesiyle oluşturulmaya başlanmıştır. Hermes yolculuların, kavşakların ve ruhların geçişinin tanrısıdır. Bu dört yolda yolcuların kaybolmaması için yol gösterecektir. Dört yol, dört element, Dünya’nın dört yönünü birleştiren güçlü bir kavuşum yeridir. Tam anlamıyla kararlar alma ve doğru yolda gitmek için seçimin sunulduğu, maddi aleme dair “olasılıklar” mekanıdır. Keza 4 sayısı Hermes için kutsaldır.

Antik Yunan’da üç yol ağzı ise daha çok bilge Tanrıça Hekate için çok önemli bir yere sahiptir. Üç zamanın, üç gerçekliğin -ruh, beden ve zihin- birleştiği bu kutsal yer tüm zamanların ötesinde zamansızlık mekanıdır ve Hecate’nin Olimposu temsilen Göksel alem, bu yeryüzü ve yeraltı dünyası olan Hades arasında geçiş yaptığı yerdir. Bu yüzden üç yol ağızlarına da Hecate için adaklar verilmiştir. Efes’te kütüphanenin yan tarafında, tam yolların kesiştiği yerde Hecate figürünün kazındığını dikkatli bakabilirsiniz. Üç yol ağzı bu noktada daha çok kaderle, öte alemle ve ruhlarla, alemler arasında geçiş ile daha çok önplana çıkar.

Görsel Efes’te bulduğum tam kavşakta duvara betimlemiş 3 başlı Tanrıça Hekate imgesinin çektiğim fotoğrafıdır. Elinde meşalesiyle kavşaklarda yol gösterişi çok net bir şekilde belirtilmişti

Kavşakların Şeytanileştirilmesi: Şeytanlarla Anlaşma

Tanrılarla iletişimin yoğun olduğu, ruhların geçiş yaptığı bu yer, zamanla korkulmaya başlanmış, kadim halkların kutsal yerlerinden unutuldukça sadece eski bilgeliği hatırlayan cadıların kutsal mekanını dönüşmüştür. Elbette Hristiyanlık etkisiyle “şeytanla anlaşma” yapma yeri olarak anılmaya başlanmıştır.

Aslında bunun kökeninde Antik Yunan’da Hekate’nin hem anlaşmalar Tanrıçası olması hem bir çok eski medeniyette tanrılardan ya da ilahi ruhlardan bir rica istendiğinde kavşaklara çeşitli gıdalar ya da kutsal adaklar sunulması hem de Afrika’da yaygın olan voodoo inancında loalar adı verilen (tanrılar diyebileceğimiz) ilahi ruhlarla insanlar arasında aracı olan ve adak karşılığında istenileni yapmaya hazır kutsal bir Loa olan Papa Legba’nın mekanı olması vardır.

Zamanla tanrılar, ilahi ruhlar, kutsal mekanlar şeytanlıkla suçlandıkça bu inançsal hareket “şeytanla anlaşma” fikrine dönmüştür.
Papa Legba ile görüşme ve ona bir adak verip, o kutsal ruhtan bir ricada bulunmak zamanla “anlaşma” olarak algılandıça ,inanç farklı bir noktaya gelmiştir.

Bu inancın batıda farklı bir mitsel formata dönmesinin temel sebebi, Afrika’dan büyük bir kıyım ve gaddarlıkla getirilen kölelerin inancının tam anlaşılamamasıdır. Ve getirildikleri Amerika kıtasında, eski Afrika inancının, hoodoo olarak yeni bir gelenek şeklinde doğmasıdır.

Afrika’nın kutsal eşiklerin tanrısı olan ilahi bir ruh olarak Papa Legba, Hristiyan inancının tesiri altında kavşakta beliren “kırmızı gözlü siyah şeytan” olarak var olmuştur.

Hatta bu değişen inanç öyle bir noktaya gelmiştir ki batı mitolojisine kavşaklarda çağrılan demonların (şeytanların) ruhu satma karşılığıda istekleri yerine getirmesine dönüşmüştür.
Şeytanla anlaşma fikri Goethe’nin Faust eserinden, Grimoire adı verilen büyü kitaplarına kadar işlemiş hatta blues şarkılarının bu şekilde ortaya çıktığı düşünülmeye başlanmıştır.

Blues ve Kavşak

Efsaneleşmiş bir hikayede Robert Johnson, gençlik çağında bu bilgiyi öğrenmiş, bir gece yarısı gitarını alıp Mississippi civarında bir kavşağa gitmiştir. Orada devasa siyah bir adamla (bir şeytanla) buluşmuş ve gitarını ona vermiştir. Ruhu karşılığında muhteşem blues eserleri ortaya çıkarmayı ve ünlü olmayı dilemiştir. Şeytan gitarı almış, şeytani güçleriyle akort etmiş, birkaç şarkı söyleyerek gitarı hem kutsal dışı bir şekilde büyülemiş ve denemiş ve sonra gitarı Johnson’a geri vermiştir. Ve gitarıyla birlikte bu enstrümanla ustalık ve ilham da bahşetmiştir.

Batılı beyaz adamın kadim Afrika halkının böylesi bir ilham gücünü ve başarısını şeytana atfetmesi tabi ki şaşılası bir durum değildir. Keza blues Afrika geleneğine doğru kökleri olan bir müziktir ve Batı Afrika kültüründe yasın bir yansıması olarak ismini çivit mavisinden alır. Cenaza ritüellerinde yas, hüzün ve acıyı temsil eden bir müziktir. Taşıdığı derin tını ise ise 17. yüzyıldan itirabaren köleleştirilern Afrikalıların tarlada zorla çalıştırılırken yüreklerinden yükselen hüzün, umut, özgürlük ve derin acıyı anlatan şarkılardan doğmasıdır. Haliyle bu denli etkileyici bir müziğin ortaya çıkmasında destek olan “şeytan” batılı beyaz adam ve onun kibrinden başka bir şey değildir…

Zamansızlık ve Mekansızlık

Sonuç olarak kavşaklar, ilahi güçlerle buluşma noktası, bir zamansızlık ve mekansızlık alanı olmasının yanı sıra seçimleri, seçimlerin sonuçlarını, gitmek istediğimiz yönü temsil eder. Tam merkezi tüm olasılıkların bir anda varolduğu kutsal noktadır. Kavşak imgesi hayatımıza aktif giriyorsa ilahi alemle bağlantıda olduğumuz bir süreci gösterebileceği gibi, karar alma veya yön değiştirme zamanında olduğumuzu ve bu kararı alırken “yalnız” olmadığımızı, ilahi güçlerin bize rehberlik ettiğini anlatır. Sadece yüreğimizi açmalı ve onların fısıltıların zamansızlıktaki kavşakta dinlemeliyiz. Haliyle aslında hiçbir zaman yanlış seçim, yanlış yol, yanlış karar yoktur sadece deneyimlemeyi ve keşfetmeyi seçtiğimiz olasılıklar vardır. Her karar doğrudur, her yol bir yere ve yeni bir deneyime vardırır, hayata dair her keşif güzeldir.

Tüm seçimlerin birleştiği yer, tüm yolcuların buluştuğu alan, tüm alemlerin kesiştiği yer, bir araf, her yolun buluştuğu nihai noktadır. Kavşağın merkezi haliyle hem başlangıçtır hem de sondur.

Efe Elmas
Kadim Lisan

Henüz Yorum Yapılmamış

Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.